epimedyumlu macun sipariş ver epimedyumlu kapsül sipariş ver

Botanik:

At kestanesi 15-20 m boyunda, gövdesi yuvarlak tacı yarı küre şeklinde olup bitki 150-200 yıl yaşayabilir. Yaprakları parmak şeklinde olup 5-9 oval veya yumurta şeklindeki parçadan meydana gelir ve uzunca sap üzerindedir. Ortadaki yaprakları 15-20cm uzunluğunda, 5-10cm eninde, kenarları dalgalı üzeri derin damarlı, ilk baharda açık yeşil, sonbaharda koyu yeşil bir renk alır. Çiçekleri yenilen piramit şeklinde görülür ve dikine yukarı doğru durur. Taç yaprakları beyaz veya beya-zımsı pembe renkli ortaya doğru kırmızımsı renkli ve ortadan çıkan döllenme tozları bulunur. Çiçeklerin taç yapraklarındaki sarı benekler, çiçeklerin arı veya böceklerin bitki özünü emmek için uğradıklarında döllenir. Döllenen çiçeklerdeki benekler kırmızıya döner ve kırmızı benekli çiçekleri arı ve böcekler ziyaret etmez. Çiçekler sarı benekli iken UV-Işınları yaydığı ışığa doğru giderler. Meyveleri olgunlaşınca dışı dikenli kalın sarımsı veya kahverengimsi koruyucu bir tabakaya sahiptir. At kestanesinin olgunlaşan meyveleri çatlayarak içinden 2-3 adet kahve rengimsi kırmızı sert kabuklu tohumları yere düşer. Tohumlarının (kestanenin) birbiri ile yapışık oldukları yer grimsi beyaz renkli, iç kısımları, çok acı ve katmerli tabakalardan oluşur ve takriben ceviz büyüklü-ğündedir.

Yetiştirilmesi:

Vatanı Balkanlar, Türkiye, Kafkaslar olup yetiştirilmesi problem değildir. Türkiye’de sürekli kesilmesi nedeni ile oldukça azalmışken Avrupa ülkelerinde oldukça sık görmek mümkündür. Tohumları 25-30cm derinliğe gömülmüşse kısa zamanda filiz salarak büyür. Tohumun ekilmesi için en uygun zaman Mart sonu Nisan ayıdır, fakat Mayıs Haziran’da ekilebilir.
Hasat Zamanı: Tohumları Eylül ve Ekim aylarında toplanarak kurutularak kaldırılır. Tohumları kurutulduktan sonra öğütülerek veya dövülerek un gibi tozu elde edilir.

Birleşimi:

At kestanesi tohumunun birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz.
a) Saponinler %3-10 oranında olup bununda %60’ını Aescin’de(= β- Aescin) oluşur. Ayrıca Protoaescigenin Barringtogenal ve türevleri içerir. Aescin çok çeşitli formları vardır ve bunlar; C-21’de Tiglinasit veya Angelikasit, C-22’de Asetik asit, C-28DE Tiglinasit, Angelikasit ve Metilbutrikasit C-3’de Glukronasit ve Glukuronasit’in O-2’sinde Glukoz ve O-4’de Glukoz, Xyloz ve Glaktoz bağlantısı olabilir.
b) Flavonitler; Quercetin, Kâmpferol, Kâmpferal-O-3-arbino-furanosid, Quercetin-O-3-rhamnofuranosid ve Quercetin-O-3’-diglukosit içerir.
c) Proanthocyanidin ve Taninler; (+)- Catechin (kateşin), (-)-Epicatechin, (-)-Epicatechin-(4-6”)- ( 6-4””) –trimer ve Aescullintanin A-G içerir.
d) Sterel türevleri; Campesterol, Spinasterol, Stigmasterol, Sitosterol, Obtusifoliol, Gamisteral ve Citrostadienol içi erir.
e) Ayrıca %5 nişasta, %7 yağ, protein, şeker ve Polisakkaritler içerir.

 

Araştırmalar:

At kestanesi ekstresi ile önce fareler, tavşanlar ve ke-meler üzerinde LORENZ ve MARKEL (1952), U.Fiedler ve Hilderbrand (1995), R.Madaus (1960), Steiner ve Hillemann’s (1986), Rudolfsly ve ekibi (1986), Lohr ve ekibi (1986) ve Fink Serulde (1975) geniş çaplı araştırmalar yapmışlar ve bunları insanlar üzerinde yapılan araştırmalar takip etmiştir. Bu araştırmalar sonucunda Atkestanesinden elde edilen kapsüller ve de merhemlerin venöz yetmezlik (toplardamar zafiyeti) (özellikle bacaklar) nedeni ile ortaya çıkan bacaklardaki ağrılar, ödem, şişme, yorgunluk, kaşıntı ve krampları önlediği tespit edilmiştir. VOGEL yaptığı araştırma-larda Atkestanesinden elde edilen Na-Aescin’in Rutin’den 600 kat daha etkili olduğu tespit edilmiştir. (LBH.II.209)
1) Heildelberg ve Bochum’da kronik venöz yetmezlik (kronik toplardamar zafiyeti) nedeni ile ba-caklarda yorgunluk, ödem, kramp, ağrı ve kaşıntı gibi rahatsızlıkları olan 240 hastaya At kestanesi ekstresinden elde edilen kapsül veril¬miş ve hastaların iyileştiği tespit edilmiştir. (GM.8.97.20)
2) Kronik venöz yetmezlik (kronik toplardamar zafiyeti)Toplardamar zafiyeti nedeni ile bacaklarda ödem, ağrı, yorgunluk, kaşıntı ve kramp gibi rahatsızlıkları olan 118 hasta At kestanesinde elde edilen kapsüllerle tedavi edilmişler. Tedavi 20 gün sürmüş ve hastalar günde 2 kapsül almışlardır. Bu süre sonunda hastaların rahatsızlıklarından kurtuldukları görülmüştür. (PT.76)
3) Ben ve çocuklarım 1995 yılına kadar haftada en az 3-4 defa bisikletle ormanda gezinti yapıyorduk ve haftada 3 defa bahçe ile ilgileniyorduk, fakat bu tarihten sonra kitabımı bitirmek için çalışmalarıma daha çok zaman ayırmak zorunda kaldım. Masa başında geçirdiğim sürenin çoğalması nedeni ile bacak, ayak ve baldırlarımda ağrılar ve uyuşukluk hissetmeye başladım. Denediğim şifalı bitkilerin herhangi bir faydasını görmeyince At kestanesini denemeye karar verdim. Topladığım At kestanesinin bir kısmını ince kıyarak bir şişeye koydum ve üzerine sirke doldurdum. Bir kısmını da kurutarak kaldırdım. Kuruttuğum At kestanesinden 2-3 gr’ından çay yaparak içtim, ayak banyosu yaptım ve At kestanesi sirkesinden de içtim.07/10/1996 tarih itibariyle rahatsızlıklarım geçti. Gökçek İksir daha etkilidir, bunuda 2006 da denedim, çok ağır çalıştığım halde 20 yaşındaki genç gibi oturmak istememem insanları şaşırtıyordu.

Tesir şekli:

At kestanesi toplar damar kuvvetlendirici, damarları yenile-yici, sızıntıları önleyici (toplar damardan dokulara), su toplamasına (ödem) karşı koruyucu, deriyi koruyucu, doku şişmelerini önleyici özel-iklere sahiptir.

Bitkisel Tedavi | Doğal Tedavi |